Hazır AC-DC ve DC-DC Güç Modüllerin Kullanımı ve Seçimi
- ATAQ İleri Teknoloji

- 9 saat önce
- 5 dakikada okunur

KISACA
Modern ürün geliştirme döngüleri kısaldıkça, güç elektroniği tarafında “sıfırdan tasarla” ile “hazır modül seç ve entegre et” ikilemi daha kritik hale geliyor.
Bu yazı; mühendislik zamanı, doğrulama/kalifikasyon yükü, EMI/EMC riski, tedarik zinciri ve toplam sahip olma maliyeti (TCO) perspektifinden bu kararı nasıl daha rasyonel verebileceğinizi anlatır.
Ayrıca Türkiye’de geliştirilen ATAQ ATQ150-WH serisi gibi yerli DC-DC modüllerin, yalnızca teknik değil stratejik bir avantaj oluşturabildiği noktaları da ele alır.
ÖZET
Güç kaynağı seçimi, bir projenin “kolay görünen ama en çok geciktiren” kararlarından biridir. Ayrı tasarım; yüksek hacimde maliyet avantajı sunabilir, ancak doğrulama/kalifikasyon, EMI/EMC uyumu ve güvenilirlik ispatı ciddi bir mühendislik yükü getirir.
Hazır AC-DC/DC-DC modüller ise çoğu senaryoda entegrasyonu hızlandırır, riskleri azaltır ve ürünün pazara çıkış süresini kısaltır.
Özellikle tedarik zinciri kırılganlığı ve döviz kaynaklı maliyet dalgalanmaları düşünüldüğünde, Türkiye’de geliştirilen ve desteklenen modüller (ör. ATAQ ATQ150-WH serisi) hem teknik hem stratejik açıdan anlamlı bir seçenek haline gelir.
INDEKS
Problemin kökeni: Neden bu ikilem hâlâ yaşıyor?
Hazır modül mü, ayrı (discrete) tasarım mı? Karar çerçevesi
Tasarım doğrulaması ve kalifikasyon: “Gizli zaman” maliyetleri
EMI/EMC ve güvenlik: En pahalı sürprizler nereden çıkar?
Güvenilirlik ve izlenebilirlik: Veri yoksa risk vardır
Maliyet analizi: BOM değil, TCO konuşun
Yerli modül stratejisi: Neden Türkiye’de yerli güç modülü kullanımı kritik?
Örnek: ATAQ ATQ150-WH serisi (9–75V, 150W Half-Brick) nerede parlıyor?
Seçim kontrol listesi (pratik maddeler)
SONUÇ
Problemin kökeni: Neden bu ikilem hâlâ yaşıyor?
Mühendisler günümüzde aynı anda üç baskıyla uğraşıyor:
Zaman baskısı: Daha kısa proje takvimi, daha hızlı prototip ve ürünleşme.
Disiplin baskısı: Donanım, yazılım, EMC, termal, mekanik… hepsinden “anlar” olma beklentisi.
Kaynak baskısı: Aynı ekiple daha fazla proje, daha az hata payı.
Bu ortamda güç kaynağı, “tasarımın kalbi” olmasına rağmen çoğu projede bir alt görev gibi ele alınır:
Birisi görevlendirilir ve “uygun modülü bul” denir. Sonra gerçek dünya gelir: EMI patlar, termal limit aşılır, tedarik uzar, saha geri döner… ve takvim yanar.
Buradaki temel karar şudur:
Ayrı bileşenlerle (discrete) güç kaynağı tasarlamak mı?
Önceden tasarlanmış/standardize bir AC-DC veya DC-DC modül kullanmak mı?
Hazır modül mü, ayrı (discrete) tasarım mı? Karar çerçevesi
Bu kararı “mühendis egosu” veya “BOM ucuzluğu” değil, aşağıdaki parametrelerin toplamı belirlemeli:
Hazır modül daha avantajlı olma eğiliminde:
Düşük-orta üretim adetleri
Pazara çıkış süresi kritikse
EMI/EMC ve güvenlik uyumu belirsiz veya zor ise
Ekipte güç elektroniğine ayrılmış kişi sayısı sınırlıysa
Tedarik sürekliliği ve saha desteği önemliyse
Ayrı tasarım daha avantajlı olma eğiliminde:
Yüksek adetli seri üretim (BOM optimizasyonu anlamlıysa)
Çok özel form faktör / verim / termal hedefi varsa
Ürün yol haritasında aynı güç katı uzun süre kullanılacaksa
Kalifikasyon altyapısı ve uzmanlık kurum içinde güçlü ise
Tasarım doğrulaması ve kalifikasyon: “Gizli zaman” maliyetleri
Bir güç kaynağının doğrulanması yalnızca “çalışıyor mu?” demek değildir.
Tipik doğrulama yükü:
Giriş/çıkış toleransları, transient davranış
Yük adımı (load step) tepkisi
Termal karakterizasyon (en kötü koşul)
Yaşam testleri / derating çalışmaları
Üretim toleranslarına karşı dayanıklılık
EMI/EMC ön uyumluluk ve düzeltme iterasyonları
Discrete tasarımda bu işlerin her biri, genellikle haftalar ve birkaç PCB revizyonu demektir.
Hazır modüller ise çoğu zaman bu doğrulama yükünün bir kısmını üretici tarafında standardize ederek getirir; siz de entegrasyona odaklanırsınız.
EMI/EMC ve güvenlik: En pahalı sürprizler nereden çıkar?
Güç katı, EMI/EMC problemlerinin doğal üretim tesisidir: hızlı anahtarlama kenarları, parazit kapasitanslar, akım döngüleri…
Sonuç:
CE/RE (conducted/radiated emissions) limitlerini aşma
Bağışıklık testlerinde reset/bozulma
Sahada kablo demeti üzerinden taşınan gürültü problemleri
Hazır modül kullanmak, “EMI bitti” demek değildir; ama çoğu senaryoda sizi daha öngörülebilir bir başlangıç noktasına taşır: bilinen topoloji, önerilen layout, referans filtre yaklaşımları ve daha önce denenmiş saha örnekleri.
Güvenilirlik ve izlenebilirlik: Veri yoksa risk vardır
Discrete güç kaynağında en kritik sorunlardan biri şudur:
“Bu tasarımın tarihsel güvenilirlik verisi nerede?”
MTBF iddiası nasıl ispatlanacak?
Hangi komponent hangi stres altında ne kadar yaşar?
Üretim toleransları verimi ve ısınmayı nasıl etkiler?
Modül tarafında ise çoğunlukla daha net bir tablo vardır: ürün ailesi, revizyon yönetimi, belirli bir kalite geçmişi ve daha hızlı kök neden analizi imkânı.
Maliyet analizi: BOM değil, TCO konuşun
“Hazır modül pahalı” ifadesi çoğu zaman doğrudur — ama eksiktir.
Bir tasarımın gerçek maliyeti (TCO) şunları içerir:
BOM maliyeti
Tasarım zamanı (mühendislik saatleri)
Simülasyon süresi + lisans/araç maliyetleri
PCB alanı ve katman maliyeti
Prototip ve revizyon döngüleri
EMI/EMC düzeltme iterasyonları
Test/ölçüm altyapısı ve değerlendirme süresi
Seri üretimde kalite/arıza maliyeti (RMA, saha geri dönüşü)
Tedarik riski (lead time, döviz, alternatif bulunabilirliği)
Birçok kurum bu tabloyu tam koyduğunda şu sonuç çıkar:
Hazır modül, birim başı pahalı olsa da proje bazında daha ucuz olabilir.
Yerli modül stratejisi: Neden Türkiye’de yerli güç modülü kullanımı kritik?
Burada konu yalnızca “yerli olsun” romantizmi değil; doğrudan mühendislik ve iş gerçekliği:
Tedarik sürekliliği ve hız: Yerli üreticiyle daha kısa termin, daha hızlı revizyon/iyileştirme döngüsü.
Saha desteği: Uygulama özelinde filtre önerisi, termal öneri, pin-uyumluluk gibi konularda hızlı geri bildirim.
Döviz ve maliyet dalgalanması yönetimi: Kur dalgası, ithalat maliyetleri, lojistik sürprizleri.
Proje güvenliği: Kritik projelerde dışa bağımlılık azaltma ve alternatif kaynak oluşturma.
Teknik ekosistem: Yerli üretim arttıkça test, doğrulama, komponent ekosistemi de güçlenir.
Bu açıdan, Türkiye’de geliştirilen DC-DC tuğla modüller; sadece bir komponent değil, tasarım riskini düşüren bir kaldıraçtır.
Örnek: ATAQ ATQ150-WH serisi (9–75V, 150W Half-Brick) nerede parlıyor?
ATAQ’ın ATQ150-WH serisi, “çok projede tek modül ailesiyle ilerleme” fikrini pratikleştiren bir örnek.
Öne çıkan çerçeve (yüksek seviyede):
150W, Half-Brick (Yarım Tuğla) form faktörü
8:1 ultra geniş giriş aralığı: 9–75VDC
Endüstriyel/ITE/otomotiv ve ek komponentlerle askeri uygulamalara uygun konumlandırma
Tek bir aileyle 12V/15V/24V/28V vb. farklı nominal sistemlerde esnek kullanım yaklaşımı
Bu geniş giriş aralığı pratikte ne kazandırır?
12V/24V/28V/48V/72V gibi farklı sistemlerde, “her biri için ayrı tasarım” yerine tek platform yaklaşımını kolaylaştırır.
Ürün varyantı arttıkça (farklı müşteri, farklı platform) stok ve validasyon karmaşıklığını azaltır.
Saha tarafında “aynı footprint, farklı varyant” stratejilerini destekler.
Ürün sayfaları ve seçim rehberi gibi kaynakların olması, entegrasyon sürecinde karar vermeyi hızlandırır.
Seçim kontrol listesi (pratik maddeler)
Aşağıdaki maddeleri bir “modül seçim checklist’i” gibi kullanın:
Elektriksel
Giriş aralığı (min/nom/max) ve transient koşulları
Çıkış toleransı, ripple/noise, load step yanıtı
Verim ve derating (sıcaklıkla güç düşümü)
İzolasyon gereksinimi (varsa)
Termal & Mekanik
Soğutma yöntemi: taban plakası, airflow, iletim
Montaj formu, footprint, pin uyumu
En kötü senaryoda ısıl direnç zinciri (heatsink/şasi temas kalitesi)
EMI/EMC
Önerilen giriş filtresi/topoloji ve layout şartları
Uygulama kablo demeti ve topraklama mimarisi
Ön uyumluluk test planı (en azından pre-scan yaklaşımı)
Üretim & Tedarik
Termin süreleri, revizyon yönetimi
Yerel teknik destek erişimi
Alternatif ürün/ikinci kaynak planı
SONUÇ
AC-DC/DC-DC güç modülü seçimi, bir projeyi ya “pürüzsüzce” üretime taşır ya da “sonsuz debug döngüsüne” sokar.
Discrete tasarım, doğru koşullarda güçlü bir maliyet avantajı yaratabilir; ancak bunun bedeli doğrulama, EMI/EMC iterasyonları ve güvenilirlik ispatıdır.
Hazır modüller, özellikle düşük-orta adetli ve takvimi kritik projelerde, toplam riski ve toplam maliyeti düşürme potansiyeli taşır.
Türkiye özelinde ise bir katman daha ekleniyor: tedarik kırılganlığı ve dış bağımlılık. Bu nedenle ATAQ ATQ150-WH gibi yerli geliştirilen geniş giriş aralıklı DC-DC modül aileleri, sadece teknik bir tercih değil; daha hızlı ürünleşme, daha öngörülebilir tedarik ve daha güçlü saha desteği sağlayan stratejik bir tercih olarak da değerlendirilebilir.

Yorumlar